ÇEKYA – Prag – Haziran 2018

Bloğumu veya önceki yazılarımı takip edenler özellikle baba-oğul gezilerimizde yoğun bir şekilde 2. Dünya Savaşı temasının bulunduğunu hatırlayacaklardır. Bu defa yanımda sevgili oğlum Tunca’nın yerine üç can arkadaşımla birlikte hem kapsamlı bir 2. Dünya Savaşı konulu hem de dünyanın en güzel şehirlerinden birisine bir kez daha merhaba deme konulu bir gezi planladık. Dünyanın en güzel başkenti tartışmalarının en önde gelen şehirlerinden birisi olan Prag’a şahsen dördüncü kez selam vermenin keyfini yaşıyorum. Bu muhteşem kent defalarca gezilip görülüp yaşanmayı hakkediyor kesinlikle.

İşin başlangıcında nazi kasabı Heydrich’le ilgili olan ve nefes almadan okuduğum HHhH adlı kitabın ve Anthropoid adlı filmin yarattığı etkinin çok önemli bir yeri var.

Daha önceki üç seferin ilk ikisi yıllar öncesinde şehir turundan ibaret iken, üçüncüsünde Terezin toplama kampı vardı. Ancak 2. Dünya savaşında Nazilerin kurmay heyetinden olup savaşta ölen tek kişi olan Reinhard Heydrich suikastından haberdar olduğumda dördüncü Prag seferi de kaçınılmaz hale geliyordu.

Bu yöndeki heyecanımı paylaşan, gezi öncesi yukarıda bahsettiğim filmi izleyip kendilerini bu geziye hazırlayan can dostlarım Tamer, İbrahim ve Oral’a sevgilerimi gönderiyorum.

Turumuz bir cuma öğlen saatinde THY’nın doğrudan Prag uçuşuyla başladı. Tabii taksi ücreti dörde bölününce ucuz bir şekilde İbis Praha Old Town hotele de ulaşıldı. 3 gece için oda başına 352.-€ ödeyeceğiz. Erken uyananlar Tamer ve İbrahim oda arkadaşı olurken, uykuyu sevenler olarak ben ve Oral aynı odadayız. Otele yerleştikten sonra hemen koşuyoruz Prag’ın kalbine doğru. Aslında otelimiz eski şehirde değil, her ne kadar ismi bu yanılgıya yol açıyor ise de. Ama hemen eski şehrin sınırında diyebiliriz. Yaklaşık 20 dakikalık keyifli bir yürüyüşle Karluv (Charles) köprüsünün önüne geliniyor. Fiyat fayda dengesi yönünden otelin iyi bir seçim olduğu da söylenebilinir.

Vltava nehri üzerindeki muhteşem köprü 1402 yılında kullanıma açılmış eşsiz bir eser gerçekten. Kral 4. Karl tarafından Peter Parler adlı mimara yaptırılan köprü şehrin de en önemli simgesi. Üzerinde 30 heykel taşıyan bu köprü üzerinde yine ünlü bir Çek içkisi olan Becherovka içme geleneğimizi üçüncü seferdeki yol arkadaşımla, sevgili aşkımla başlatmıştık. Bu defa yanımızda sevgililerimiz yok ama çok sevdiğimiz arkadaşlarımızla, hatta kardeşlerimizle 🙂 bu geleneği sürdürüyoruz. İçinde anason,tarçın ve 32 tür bitki özü içeren %38 alkol oranına sahip Becherovka ülkenin ünlü Karlovy Vary’sinden geliyormuş.

Haziran ayı Prag turizminin coştuğu bir dönem. Ortalık kaynıyor. Havalar da ilginç bir şekilde yağmurlu olarak ilan edilmiş olsa da büyük oranda kuru ve güneşli geçiyor kaldığımız 3 gün boyunca.

Akşam yemeği için Vltva nehri kıyısında ve müthiş köprü manzarası olan salaş görünümlü Gotika Restaurant’ı            seçtik. Hesabın da yemeğin de keyifli olduğunu söylemeliyim. Özellikle de güzel bir çorbanın bir yuvarlak ekmeğin içi oyularak servis edilmesi oldukça ilginçti. Yemek sonrasında Karl köprüsünün üstünde şehrin gece manzarasının tadına bakarken harika da bir sohbete dalıyoruz.

Ertesi gün gündemde 3 paraşütçü anıtı var. Otelimiz aracılığı ile ayarladığımız bir özel taksiyle hedefimize kısa bir yolculuk sonrasında varıyoruz. Burası Prag kasabı Heydrich’e suikastın yapıldığı yer.

Kasap efendi üstü açık lüks mercedes’i ile sadece şoförüyle birlikte, şehre geldiğinde gasp edip konutu haline getirdiği villasından çıkıp garnizonuna giderken işte yolun keskin bir viraj yapması nedeniyle aracının da yavaşlamak zorunda kaldığı bu noktada saldırıya uğruyor.

İki genç paraşütçü tamamen bu suikast planıyla, suikast tarihinden yaklaşık 2 ay önce Londra’da sürgünde bulunan o zamanki adıyla Çekoslovakya hükumetinin emri ile ülkeye gönderiliyor. 27 Mayıs 1942 sabahı saat 10.30’da Jozef Gabcik ve Jan Kubis adlı genç subayların gerçekleştirdiği eylem sonucunda önce yaralanan, ardından ölen Heydrich 2. Dünya savaşı tarihinde Nazi Almanya’sının savaşta ölen yegane üst düzey üyesi olarak tarihe geçiyor.

Demir Yürekli Adam unvanlı, gaddarlığı ile tanınan, Yahudi sorununa sözde çözüm üreten 20 Ocak 1942 tarihli “Kesin Çözüm” Wannsee konferansına başkanlık eden Heydrich’in öldürülmesi başta Hitler olmak üzere tüm nazileri çılgına çevirecekti.

Bu başarılı eylemin gerçekleştiği yerde bir anıt ve çevresinde de olayı anlatan panoları görüp fotoğraflıyoruz. Ancak böylesi önemli bir bölgenin 3 yol ağzındaki çevre yolu gibi çıkışı olan bir bölgenin daracık alanına sıkıştırılmış olmasını da garipsemiyor değiliz.

Anıt sonrasında sırada ünlü St. Cyrila a Metodeje kilisesi var. 1736 tarihli bu barok kilise aslında Prag’daki bir çok kiliseden pek de bir farkı olmayan bir yer. Ancak yukarıda anlattığım olay sonrası 2 paraşütçünün kaçıp saklandıkları yerin burası olması kilisenin de ünlenmesini sağlamış. Gerek suikastı gerçekleştirenler ve gerekse diğer bazı direnişçiler aslında çok iyi seçilmiş bir yer olan bu kilisenin mahzeninde güven içindeymişler. Aşağıdaki fotoğraf kilisenin normal giriş katını gösteriyor. Yerde gördüğünüz halının altında ise alt kattaki mahzene inen bir merdiven bulunuyor.

Ne var ki aynı paraşütçü gurubun içinden bir hainin (Karel Curda) ilan edilen para ödülünün cazibesine kapılarak tüm silah arkadaşlarını nazilere ihbar etmesiyle işler değişmiş ve iki haftalık kaçış da sona ermiş maalesef. İhbar sonrası bir çok direnişçi ve ailesi 24 saat içinde katledilmişler. Sıra kilisede saklananlara gelmiş. 6 saat süren bir çatışma sonrasında tüm paraşütçüler kahramanca direnmiş ve son kurşunlarını da kendilerine ayırarak hayatlarını kaybetmişler. İşte bu hikayenin geçtiği kilise mahzeni bugün ayrı bir giriş açılarak bir tür anıt müzeye dönüştürülmüş durumda. İçerisinin dekor ve düzeni son derece başarılı. İçiniz sızlayarak geziyorsunuz her bir köşesini. Üstelik bu müzeye girişin ücretsiz olması da çok güzel bir düşüncenin eseri.

Duvarlarda çatışmanın izleri hala duruyor.

Anıt ve kilise sonrasında sıra bu konuya son noktayı koymamıza geldi. Nazilerin bitmek tükenmez bilmeyen vahşetinin bir diğer eseri olan Lidice köyüne doğru yola çıkıyoruz. Suikast sonrası paraşütçüleri sakladığı iddiasıyla yok edilen, (ki bu iddianın saçmalığı yukarıda açıklanmıştı) hemen Prag çıkışında yaklaşık yarım saatlik bir mesafedeki cennet bir ormanın kenarında kurulu şahane bir köy imiş Lidice.

İşte bu köy tamamen yer yüzünden silinmiş, 16 yaşından büyük tüm erkekler katledilmiş, küçükler ve kadınlar ise birbirlerinden ayrılarak farklı toplama kamplarına gönderilmiş. Buldozerlerle yok edilen köy haritadan da silinmiş. Sadece 6 kişinin canlı kalabildiği katliamda 173 kişi can vermiş.  Çek’ler köyün yerine yenisini asla inşa etmemişler, aksine tüm köy alanını bir açık hava müzesi haline getirmişler.

Bir taraftan gerçekten çok güzel bir doğanın içinde yürüyorsunuz ama diğer taraftan burada yaşananların ağırlığı çöküyor üstünüze.

Yukarıdaki “Savaşın çocuk kurbanları için anıt” isimli eser, buradaki en etkileyici nokta. Marie Uchytilova tarafından yapılan ancak maddi imkansızlıktan yerine konulamayan bu eser, yaratıcısının da ölümünden sonra eşinin ısrarlı takibiyle 2000 yılında yerine yerleştirilmiş. 82 çocuğun canlandırıldığı muhteşem bir eser gerçekten. Her bir çocuğun yüzünde farklı olarak canlandırılan korku, dehşet ve çaresizlik sizi sizden alıyor.

Ayrıca bir kapalı müze alanında o günde nazilerin film arşivinden elde edilen gerçek görüntüleri de izleyebiliyorsunuz. Böylece turumuzun 2. Dünya Savaşı bölümünü noktalıyoruz.

Prag şehir turuna devam ediyoruz. Prag kalesi, Kraliyet Sarayı, Aziz Vitus Katedrali, Eski Şehir Meydanı, Belediye Sarayı, ilk akla gelen önemli noktalar. Kampa Park biraz pahalı ama çok güzel manzarası olan ve hemen Vltava nehri kıyısında köprüye bakan şık bir restaurant. Yine aynı bölgede yer alan bir ve nehrin üstünde sabitlenmiş olan Marina restaurant’da keyifli bir mekan.

Bir ara fırsat bulup Franz Kafka’nın müzesine de bir göz atıyoruz.

Bol biralı ve yürüyüşlü Prag günlerimiz bir anda bitiveriyor. Gezinin tadı bizi yeni hedeflere de yönlendirecek motivasyonu fazlasıyla sağlıyor. Yeni bir macerada görüşmek dileğiyle

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s